Neler oluyor hayatta, nasıl hızlı değişiyor her şey hey hey hey hey hey de hey hey!!!
Hangimiz şu an bu yazıyı okuduğunuz cihazla gününün yarısını geçirmiyor söyleyin bakalım. Hepimiz, bizler, annelerimiz, babalarımız, en tehlikesi çocuklar yani herkes. Bu durum beni zaman zaman düşündürüyor ve diyorum ki bugün kendime daha çok zaman ayırayım mesela dışarı çıkayım, şöyle bol oksijenli, bol yeşillikli bir yer olsun diyorum. Eee nereye gitsem acaba, foursquare bir bakayım hemen. Yarim saat yer tespitinden sonra Seğmenler Park' ına karar kılıyorum. Geçiyorum giyinmeye, hayda ne giyineceğim simdi ben, ay dur şu beğendiğim sokak modacısının instagramın' a bakiyim da fikir alıyım sonra çıkarım. Bir saat kızın instagramın' a takılıp kalıyorum , tabi bir saat boyunca hep onun fotoğraflarına bakmadım, onu takip edip altına yorum yazmış bir kaç kisiyi de stalk' ladim ve kıyafetlerime karar kılıp nihayet giyindim. Artık hazır sayılırım şöyle güzel bir bahar makyajı yapıyım hemen. Ay simdi eyeliner sürsem ağır mi kaçar park için, highligter almıştım onu nasıl uyguluyucam, hih buldum su bahar makyajı yapan youteber' la beraber yapayım makyajı, onu izle videoyu durdur, uygula derken makyaj yapmam yarım saat sürdü. -Al sana boşa giden iki-üç saat- Güneş batacak neredeyse artık çıkmayayım en iyisi ancak yemek falan yaparım, ay resmen aksam oldu. En iyisi ben şu yemek tarifleri olan blogger' in sayfasina bakip bir yemek seçeyim. O kadar çok çeşit var ki karar veremedim, karnım zil çalıyor artık, şimdi markete git, malzeme al, hazırla, pişir ooooo açlıktan bayılırım mazallah, o yüzden yemek sepetinden sipariş verdim ;).
Yani koca bir günü yedim gitti. Ayyy ne kadar mesut bir hayatim var. Tri lay lay lay.
Yanlış anlaşılmasın ben sosyal medyaya bloggerlar' in, youtubberlar' ın bize verdikleri tavsiyelere katiyen karşı değilim aksine ayıla bayıla takip ediyorum. Ben sadece bizim onlara ayırdığımız zamanı kendimizden çalmamızı kınıyorum.
Umarim mesaj alınmıştır.
ordan, burdan şurdan, herşey var burda!!!
29 Nisan 2016 Cuma
24 Aralık 2014 Çarşamba
Tüp bebek denemem
Merhaba arkadaşlar hikayemi anlatmak istiyorum. İstiyorum çünkü kendimi yalnız hissediyorum. Eşim benim en büyük destekçim ama onu üzmemek için çok fazla dertlenemiyorum ona. Biri yarıda bırakılmak üzere üç kere tedavi gördüm. Yazacaklarım biraz üzücü onun için etkilenecek olanlar okumasın lütfen.
7 yıllık evliyim ilk beş yıl kah istedik denedik olmadı, kah korunduk derken koca beş yıl geçti gitti. Denediğimiz zamanlarda özel bir hastanede çalışıyordum ve kadın doğum uzmanı sağ yumurtalığımda kist olduğunu ama gebeliğe engel olmayacağını söylemişti. Ama engelmiş çünkü sol yumurtalığım tembelmiş yapışıklıklar varmış , sol tüp ise çok geniş ve içi iltihaplı sıvı ile doluymuş. Bunları 2013 ocak ayında kist patlaması sonucu yapılan açık ameliyatta başka bir Dr. tarafından öğrendim. Hemen tüp bebek denemelisiniz dedi. Araştırmalar, maliyeti nedeni ile bütçe ayarlamalar vs. derken ilk tedaviye başladık e2 değeri yeterli görülmeyince yarıda kesildi, diğer adet dönemi tekrar kolları sıvadık bu arada başka nedenlerden dolayı işten ayrılmıştım. Hem evde oturmanın verdiği stres hem tedavi stresi mahvoldum. Her şey yolundaydı bu sefer, nisan ayında transfer yapıldı. Derken bir kaç gün sonra kanamam başladı. Kalçadan iğne verdi dr. ve hareket etmememi telkin etti. aynen yaptım test günü geldi b-hcg 27 gebelik görünüyor ama kesin bir şey söylenmiyor. İki gün sonra test tekrar edildi, bir iki gün daha bir iki gün daha derken dış gebelik olduğu söylendi ve kalçadan bir iğne ile sonlandırılacak denildi. İğne yapıldı. Ama ben ağrıdan yerimde duramıyorum üç kere dr yanına gidip eve döndüm önemli değil böbrek ağrısıdır geçer vs. dedi. Bir kaç saat sonra kanama başladı. Acil açık ameliyata aldılar apar topar tüpe yerleşen bebeğim büyüyebilmek için tüpü yırtmış ve iç kanama başlamış. Dr. her iki tüpü de alıp op. bitirmiş. 5 ay dinlen gel dedi. Bende öyle yaptım. Eylülde ilk kontrolüme gittim tedaviye başlıyıcaz dedi ama e2 değeri nedeni ile hiç başlayamadan bitti. DHEA başladık ekim ve kasımda yine aynı dr. gittim. Ama hep aynı cevap çok iyi gidiyor değerlerin şimdi git önümüzdeki ay gel. Artık canıma tak dedi. başka bir dr. la görüşmeye gittim. Duyduklarıma inanamadım. Kısa zamanda iki kere açık ameliyat geçirmiş olmam nedeni ile 32 yaşımda erken menopoz teşhisi koydu dr. Hemen tüp bebek tedavisine başlamalıyız dedi. Önce histereskopi yaptı ve bana videoyu izletti rahmimde yapışlık varmış onu açtı ilk önce. Kısa protokolle başladık. Dün sonucumu aldım, NEGATİF. Yıkıldım resmen o kadar inanmıştım ki. Şimdi sudan çıkmış balık gibiyim nasıl nefes alacagımı bile bilemiyorum. :( Yeni bir tedaviyi kaldırabilecekmiyim, başlamalıyım, zaman aleyhime işliyor bir yandanda.
Bu süreçte yaşadığım her şeyi yazsam kitap olur, dr. beklemeler, kan sonuçlarının zamanında çok çok sonra çıkmaları, bir tane hemşirenin yanlış verdiği bilginin neredeyse hayatıma mal olması, eşimin, ebeveynlerimiz, dostlarımız çabası vs. hepsi benim sırtımda bir kambur gibi ve sonuç NEGATİF.
İsteyen herkes nasip olur inşallah. Yaşamayan bilemiyorum gerçekten. Her konuda yardıma hazırım. Merak ettiğiniz her şeyi sorabilirsiniz. Herkese kolaylıklar versin allah.
Etiketler:
anne olmak,
çikolata kisti,
dış gebelik,
IVF,
infertilite,
kist,
negatif bebek,
Tüp bebek
1 Eylül 2014 Pazartesi
YENİ MÜFREDAT EHLİYET SINAVI
Bilen bilir sanırım 2013 ağustos ayında ehliyet edinme koşullarını değiştirildi. Yeni müfredata göre yazılı sınav kolaylaştırılıp, uygulamalı direksiyon sınavı zorlaştırıldı. Ne ala buna bir şikayetim yok. Ama maalesef sistemde o kadar eksiklikler var ki mağdur olan yine vatandaş. Şimdi size sistemde gördüğüm eksikleri yazmak istiyorum, birkaç kişiye bile faydası olsa kardır. Ben yandım aman siz yanmayın !!!
Öncelikle kursa yazılırken her şeyi didik didik sorun. Mesela ben 450 tl + sınav ücretleri olarak anlaştım. Sınav ücretlerini sormak yada araştırmak hiç aklıma gelmedi. Yazılı sınavda bankaya veya kursa yatırılabildiği için onda problem çıkmıyor. Ama direksiyon sınavında MEB 50 tl talep ederken kurslar sizden fazla para talep ediyor. Benden 80 tl istediler yatırdım. Karşılığında makbuz istedim vermediler, sonra keseriz dediler. Ben şüphelendim ve araştırdım ki MEB 50 tl alınacağını ve bunun dışında hiç bir ad altında para talep edilmeyeceğini tebliğ etmiş. Gidip bunu kursa sorduğumda kalan 30 tl nin hocaların yemek parası olduğunu söylediler :) güler misin ağlar mısın ? günde 10 örenci sınava girse 300 tl para yağıyor. Bu hocalar ne yiyip ne içiyor doğrusu çok merak ettim. 23.08.2014 tarihinde uygulamalı direksiyon sınavına girdim ve kaldım. Kaldığım için aynı ücret benden talep ediliyor. Ona da eyvallah, ama bir sorun daha var! MEB kalanlar için ekstra 2 saat ders almalarını zorunlu tutmuş ve bunun ücreti de yani iki saatlik zorunlu ders ücreti 80 tl de benden talep ediliyor. Bunu aslında bir itirazım olamaz ama beni sinirlendiren taraf kursa yazılırken uyarmamaları. Bunların hepsini sorun LÜTFEN!!!
Şimdi gelelim artık sinir harbi yaşamama sebep olan olaya. MEB toplam 12 saat ders alan kursiyeri sınava tabii tutuyor. Denetçiler MEB mensubu değerli öğretmenlerimiz (araçta içinde iki öğretmen biri yanında diğeri hocanla beraber arkada) ve onları teftiş eden okul müdürlerimiz (onlar dışarıda belli noktalarda). Yaptığın herhangi bir hatada 'arabayı sağa çek, hocam siz buyurun devam edin.' deyip rencide edici bir şekilde kaldığını ifade ediyorlar.
Benim kalma sebebim yokuşta arabayı stop ettirmek. Denetçi görevli 'sağa çek' dedi benden e yönetmelik böyle sağlık olsun dedim ve indim yani kaldım. Eve geldim kendime kızıp duruyorum. Forum sitelerini falan okuyorum. Kimi diyor iki kere stop ettirdim ama geçtim, kimi diyor ki sadece bir yerde sinyal unuttum kaldım vs. yani bir tutarsızlık var. Bunun bir kuralı vardır dedim ve bir araştırdım ki bunların elinde bir form var bu form iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde yazan hatalardan birini, ikinci bölümde yazan hatalarda ikisini yaparsan kalıyorsun. Arabayı stop ettirmek ise ikince bölümde yani o hatayı iki defa yaparsan kalırsın ama ben sadece bir defa yaptım. Sınav esnasında bilinçli olmadığım için itiraz edemedim. Halbuki bunu bilerek girseydim itiraz edebilecektim.
Sınava girecek olana arkadaşlar, LÜTFEN hem kursla her şeyi konuşun hem de sınava girerken bilinçlenip girip. En önemlisi, bunlara hepimiz itiraz edersek belki sistemdeki eksiklikler giderilir.
HEPİMİZE BAŞARILAR.
Öncelikle kursa yazılırken her şeyi didik didik sorun. Mesela ben 450 tl + sınav ücretleri olarak anlaştım. Sınav ücretlerini sormak yada araştırmak hiç aklıma gelmedi. Yazılı sınavda bankaya veya kursa yatırılabildiği için onda problem çıkmıyor. Ama direksiyon sınavında MEB 50 tl talep ederken kurslar sizden fazla para talep ediyor. Benden 80 tl istediler yatırdım. Karşılığında makbuz istedim vermediler, sonra keseriz dediler. Ben şüphelendim ve araştırdım ki MEB 50 tl alınacağını ve bunun dışında hiç bir ad altında para talep edilmeyeceğini tebliğ etmiş. Gidip bunu kursa sorduğumda kalan 30 tl nin hocaların yemek parası olduğunu söylediler :) güler misin ağlar mısın ? günde 10 örenci sınava girse 300 tl para yağıyor. Bu hocalar ne yiyip ne içiyor doğrusu çok merak ettim. 23.08.2014 tarihinde uygulamalı direksiyon sınavına girdim ve kaldım. Kaldığım için aynı ücret benden talep ediliyor. Ona da eyvallah, ama bir sorun daha var! MEB kalanlar için ekstra 2 saat ders almalarını zorunlu tutmuş ve bunun ücreti de yani iki saatlik zorunlu ders ücreti 80 tl de benden talep ediliyor. Bunu aslında bir itirazım olamaz ama beni sinirlendiren taraf kursa yazılırken uyarmamaları. Bunların hepsini sorun LÜTFEN!!!
Şimdi gelelim artık sinir harbi yaşamama sebep olan olaya. MEB toplam 12 saat ders alan kursiyeri sınava tabii tutuyor. Denetçiler MEB mensubu değerli öğretmenlerimiz (araçta içinde iki öğretmen biri yanında diğeri hocanla beraber arkada) ve onları teftiş eden okul müdürlerimiz (onlar dışarıda belli noktalarda). Yaptığın herhangi bir hatada 'arabayı sağa çek, hocam siz buyurun devam edin.' deyip rencide edici bir şekilde kaldığını ifade ediyorlar.
Benim kalma sebebim yokuşta arabayı stop ettirmek. Denetçi görevli 'sağa çek' dedi benden e yönetmelik böyle sağlık olsun dedim ve indim yani kaldım. Eve geldim kendime kızıp duruyorum. Forum sitelerini falan okuyorum. Kimi diyor iki kere stop ettirdim ama geçtim, kimi diyor ki sadece bir yerde sinyal unuttum kaldım vs. yani bir tutarsızlık var. Bunun bir kuralı vardır dedim ve bir araştırdım ki bunların elinde bir form var bu form iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde yazan hatalardan birini, ikinci bölümde yazan hatalarda ikisini yaparsan kalıyorsun. Arabayı stop ettirmek ise ikince bölümde yani o hatayı iki defa yaparsan kalırsın ama ben sadece bir defa yaptım. Sınav esnasında bilinçli olmadığım için itiraz edemedim. Halbuki bunu bilerek girseydim itiraz edebilecektim.
Sınava girecek olana arkadaşlar, LÜTFEN hem kursla her şeyi konuşun hem de sınava girerken bilinçlenip girip. En önemlisi, bunlara hepimiz itiraz edersek belki sistemdeki eksiklikler giderilir.
HEPİMİZE BAŞARILAR.
Genelgenin tamamı ise : http://ookgm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2014_06/18110020_mtskynetmelik.pdf
22 Temmuz 2014 Salı
Boş vaktiniz ve enerjiniz varsa kesinlikle deneyin!!! (karakalem, drawing)
Uzun zaman bir ara verdim yazmaya, kendime göre inanılmaz mazeretlerim var. Anlatsam inanmazsanız yani onun için de kendimi yorup inanamayacağınız şeyleri anlatmayacağım.
Bu süre içiresinde kendime yeni bir hobi edindim, adı karakalem. Benki lisede resim ödevlerimi ablama yaptırırımdım, yani yetenek sıfır. Ama bir yerlerde okudum ki resim çizmek yürümek, konışmak, bir araç kullanmak gibi yetenek olmasa da çalışma ile öğrenilebirmiş. Bende de bol bol boş zaman ve enerji var, e o zaman neden olmasın!!! çalışıyorum şimdi bakalım. İlk çizimlerim aşağıda sakın aşağılamayın altnı çizerek söylüyorum yeteneksiz ve amatörüm. ona göre bakın.
Demem o ki boş vaktiniz, sabrınız ve enerjiniz varsa burun hepberaber karakalem çizelim. Bu tabii başlangıç sonra yağlı boyaya geçip güzel paralar kazanılabilir. Benden demesi.
Bu süre içiresinde kendime yeni bir hobi edindim, adı karakalem. Benki lisede resim ödevlerimi ablama yaptırırımdım, yani yetenek sıfır. Ama bir yerlerde okudum ki resim çizmek yürümek, konışmak, bir araç kullanmak gibi yetenek olmasa da çalışma ile öğrenilebirmiş. Bende de bol bol boş zaman ve enerji var, e o zaman neden olmasın!!! çalışıyorum şimdi bakalım. İlk çizimlerim aşağıda sakın aşağılamayın altnı çizerek söylüyorum yeteneksiz ve amatörüm. ona göre bakın.
Demem o ki boş vaktiniz, sabrınız ve enerjiniz varsa burun hepberaber karakalem çizelim. Bu tabii başlangıç sonra yağlı boyaya geçip güzel paralar kazanılabilir. Benden demesi.
12 Mart 2014 Çarşamba
10 Mart 2014 Pazartesi
canım sıkıldı galiba, saçmalıyorum ;)
Acayiiip bir teorim var ve eminim ki doğru, teorimin zor bir matemateği var ama bence mantıklı. Düşünürken çok zorlanmadım, anlatması biraz güç olacak ama deneyeceğim.
Benim annem gençken hatırı sayılır şekilde güzelmiş, babamda yakışıklı kategorine aday olabilecek gençlerdenmiş, doğal olarak benim güzel, alımlı bir kız olmam gerekirdi ama değilim. Eh işte kategorisindeyim. Ben annem ve babamın üçüncü son kızlarıyım, yani hem jübeleyim hemde ustalık eseri. Bu nedenle annem -allah çirkin şansı versin- derler ya bu deyimi düşünerek bana hamileyken hep çirkinlere bakmış bakmış dolaşmış ikisinden güzeller güzeli bir kız çıkacağına ben yani 'eh işte' çıkmış.
Şimdi buraya kadar anlaşıldıysa gelelim sonuca, benim güzel ve şansız olmam gerekinken, annem bana hamileyken hep çirkinlere baktığı için, hem çirkin hem şansız doğmuşum. Bu saatten sonra yapacak bişey yok tabii kaderim bu benim, çeker yoluma giderim ama annemi ilk gördüğüm yerde sorarım hesabını neden ben neden...
Benim annem gençken hatırı sayılır şekilde güzelmiş, babamda yakışıklı kategorine aday olabilecek gençlerdenmiş, doğal olarak benim güzel, alımlı bir kız olmam gerekirdi ama değilim. Eh işte kategorisindeyim. Ben annem ve babamın üçüncü son kızlarıyım, yani hem jübeleyim hemde ustalık eseri. Bu nedenle annem -allah çirkin şansı versin- derler ya bu deyimi düşünerek bana hamileyken hep çirkinlere bakmış bakmış dolaşmış ikisinden güzeller güzeli bir kız çıkacağına ben yani 'eh işte' çıkmış.
Şimdi buraya kadar anlaşıldıysa gelelim sonuca, benim güzel ve şansız olmam gerekinken, annem bana hamileyken hep çirkinlere baktığı için, hem çirkin hem şansız doğmuşum. Bu saatten sonra yapacak bişey yok tabii kaderim bu benim, çeker yoluma giderim ama annemi ilk gördüğüm yerde sorarım hesabını neden ben neden...
Dibe vurmak iyidir aslında.
Kendi yaşadığım acıları düşünüyorum. Nasıl atlattım, nasıl üstesinden geldim. Herkesine göre kötü hatıraları var malesef. Düşünün bir ilk duyduğunuzda, ilk yaşadığınızda neler hissettiniz. Akabinde nasıl atlattınız. Çok çok büyük acılardan bahsediyorum. Aynı acıyı şimdi hissedebiliyormuyuz yok belki anlık sonra geçiyor, bahaneler buluyoruz olumluya çevirmek için.Peki nasıl atlattık o hiç geçmeyeceğimize inandığımız arızaları.
Denizde boğuluyorsun ve yukarı çıkmak için çırpınıyrsun, çırpındıköa batacaksın ve ayağın denizin dibine değecek Bingo!!!! ayağını sert bir şekilde yerden güç alarak vucüdunu yukarı itersen yırttın ;)
Bence böyle bir sistem var doğamızda, önce dibe vuracaksın o yaşadığın acıyla yaşayamayacağını görüp hala nefes aldığın için yaşamaya devam etmek zorunda kalacaksın ve sistem o acıyı yok sayacak. Yani işin özü kul sıkışmayınca hızır yetişmezmiş. Bırakalım yaşayalım dibene kadar acıyı, kederi. O bizi olgunlaştıracak ve bir gün sistem yok sayacak.
Denizde boğuluyorsun ve yukarı çıkmak için çırpınıyrsun, çırpındıköa batacaksın ve ayağın denizin dibine değecek Bingo!!!! ayağını sert bir şekilde yerden güç alarak vucüdunu yukarı itersen yırttın ;)
Bence böyle bir sistem var doğamızda, önce dibe vuracaksın o yaşadığın acıyla yaşayamayacağını görüp hala nefes aldığın için yaşamaya devam etmek zorunda kalacaksın ve sistem o acıyı yok sayacak. Yani işin özü kul sıkışmayınca hızır yetişmezmiş. Bırakalım yaşayalım dibene kadar acıyı, kederi. O bizi olgunlaştıracak ve bir gün sistem yok sayacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)